Psikoterapi süreçleri kapsamında danışan ile danışman arasındaki ilişki üç temel şekilde birbirinden ayrılır: Bireysel terapiler, aile/çift terapileri ve grup terapileri. Grup terapilerinde bireylerin duygu ve düşüncelerini bir grupla paylaşması için ortam hazırlanır. Aile/çift terapisinde ise taraflar birlikte seansa alınır. Bireysel terapiler ise daha mahremiyetin ön planda olduğu süreçler olarak dikkat çeker.
Alandaki farklı yaklaşımların ayrı olarak kullanılabildiği bireysel terapiler, bu yaklaşımların birlikte kullanılmasına da olanak verir. Danışan ile yapılan görüşmeler neticesinde şekillendir. Terapi sürecinin amacı ve işleyişi terapist tarafından karar verilirken, danışana da süreç hakkında detaylı bilgi verilir.
Danışanın aktif katılımının gerektiği bireysel terapi seans süresi ortalama 45-50 dakika arasında olur. Danışanın şikayetine, terapistin alandaki deneyimine ve danışanın katılım derecesine göre yapılması planlanan seans sayısı değişiklik gösterebilir. Aynı faktörlere bağlı olarak planlanan seans sayısından daha uzun ya da kısa sürede sonuç alınması da mümkündür.
Bu hizmetlerin alınabileceği Manisa Psikolog merkezi arayanların doğru yolda olduğu söylenebilir. Çünkü terapilerin başlangıç noktası için en doğru yol daima danışanın terapi ihtiyacı olduğun kabul etmesi olarak ifade edilebilir. İhtiyacını kabul eden danışanların terapi sürecinde daha aktif olduğu bilinen bir gerçektir.
Bu nedenledir ki; terapi seanslarına aile ya da arkadaşların isteğiyle katılan bireylere öncelikle terapinin neden gerekli olduğu ve nasıl bir yol izleneceği, nasıl kazanımlar elde edileceği hakkında bilgilendirme yapılır. Böylelikle kişinin terapiyi kabul etmesi sağlanır. Süreci kabullenen bireyler terapist tarafından verilen yönergeleri içselleştirerek uygulama eğilimindedir. Manisa psikolog görevlileri de bu eğilimden istifade ederler.
Bireysel terapi sürecinde danışan kişi ile terapötik bir ilişki kurulması amaçlanır. Bu sayede çözüm odaklı bir ilişki ortaya çıkarılır. Danışanın duygu ve düşünceleri herhangi bir çekincesi olmadan paylaşabilmesi için online terapi de dahil olmak üzere, bu ortama ihtiyaç vardır. Meslek etiği ilkelerini takip eden psikologlar, danışanların paylaştığı her türlü bilgiyi gizli tutmayı birinci öncelik haline getirirler. Böylelikle danışanın dürüst ve samimi cevaplar vermesi sağlanırken, ancak bu şekilde çözüme yönelik çalışmalar planlanabilir.
Terapötik İlişki Nedir?
Latin kökenli “therapeutic” sözcüğünden dilime aynı şekilde çevrilen terapötik kelimesi, alanın içinde olmayan kişiler tarafından bilinmeyebilir. Terapötik ilişkiyi, terapi amacıyla, terapiye yönelik olarak tercüme etmek mümkündür. Danışan ile danışman arasında daima terapötik ilişki kurulması esastır. Mesleğin gerektirdiği etik ilkeler gereğince de böyle olması gerekmektedir.
Tıp alanında da kullanılan bir kelime olarak terapötik ifadesi aynı zamanda tedavi amacıyla, tedaviye yönelik anlamlarına da gelmektedir. Psikologların kullandığı zaman ise online veya yüz yüze terapi seanslarında iyileştirmeye yönelik ya da iyileştirme amacıyla gibi anlamda tercih edilir.
Bireysel terapilerin temel taşlarından birisi olarak terapötik ilişki öne çıkarılabilir. Aynı zamanda “terapötik terapi yaklaşımı” adı altında bir akıma da ismini veren önemli bir ifade olarak alanda yerini alır. Terapi seanslarının amacına ulaşabilmesi için terapötik ilişki kurulması gerektiği belirtilir. Bu amaçla kurulan ilişkiler danışan ile danışman arasında meslek etiğine dayalı biri samimiyet ortaya çıkarır. Böylelikle danışanın yönergeleri alması, ödevleri yapması gibi avantajlar elde edilir. Çözüme yönelik çalışmaları yönlendirici etkisi de bulunan terapötik ilişki sayesinde terapilerin amacına daha hızlı ulaşmasını sağlar.
Kimler Bireysel Terapi Alabilir?
Farklı amaçlarla alınması tavsiye edilen bireysel terapiler çok farklı sorunlar yaşayan kişiler tarafından tercih edilebilir. Elbette farklı durumlar için birbirinden farklı tekniklerin kullandığı bireysel terapiler şu durumları yaşayan kişiler tarafından alınabilir:
- Yakın zamanda sevilen birinin kaybı
- Yakın zamanda travmatik bir olay yaşanması
- Yakın zamanda stresli yaşam olayları geçirilmesi
- Depresif belirtiler gösterilmesi
- Öfke kontrol sorunları yaşanması
- Özgüven eksikliği yaşanması
- Cinsel sorunlar
- Çocuk ve ergenlerin psikolojik sorunları
- Kaybı bozuklukları
- Patolojik düzeyde olmayan diğer psikolojik sorunlar
Bu ve bunlar gibi daha çok çeşitli psikolojik rahatsızlık ve sorunlar yaşayan kişiler bireysel terapi alabilirler. Çocuklar, ergenler ve yetişkinler için ayrı olarak branşlaşmış uzmanlıkları olan terapi çeşitleri kullanılır. Bu nedenle alınacak olan bireysel terapi türlerine karar verilirken, danışanın yaşı, psikolojik durumu, sosyoekonomik düzeyi gibi etkenler dikkate alınır.
Çocuklar İçin Bireysel Terapi Hizmetleri
Çocuklar için sunulan bireysel terapi hizmetleri; çocuğun yaş grubu, gelişimsel özellikleri, gelişim evrelerinde hangi aşamada olduğu gibi etkenlere göre şekillenir. Okul öncesi çağlarda sıklıkla oyun terapisi kullanılır. Daha büyük yaş grupları içinse bireysel görüşme tekniklerine başvurulur.
Bireysel terapi ihtiyacı duyulan çocuklarla Manisa Pedagogları faaliyetler gerçekleştirir. Burada önemli olan soru ise hangi çocukların bireysel terapilere ihtiyaç duyduğu konusunda ortaya çıkmaktadır. Çocuklar için bireysel terapi almayı gerektiren durumlar;
- Akran zorbalığına maruz kalmak
- Ebeveynlerin boşanması
- Ebeveyn kaybı
- Otorite boşluğu
- Okula uyum sorunları
- Sosyal uyum sorunları
- Genel uyum bozuklukları
- Akademik başarısızlık
- Özgüven eksikliği
- Fiziksel, duygusal, sosyal, bilişsel ve dil-konuşma gelişim alanlarında yaşıtlarından geride olmak
- Yaşının gerektirdiği becerilere sahip olamamak
- Fiziksel ya da cinsel istismara maruz kalmak
- Suça sürüklenen çocuklar
- Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar
- Fiziksel, ruhsal ya da zihinsel tanılar nedeniyle desteklenmeye ihtiyaç duyulmak
olarak sıralanabilir. Daha burada sayılamayan bir dizi nedene bağlı olarak çocuklar için bireysel terapi hizmetleri alınması düşünülebilir. Eğitim hayatına devam eden çocuklar için rehberlik servisleri tarafından yönlendirme yapılabilir. Ayrıca evde anne-babanın gözlemleri sonucunda da çocuğun terapi desteğine ihtiyaç duyduğuna kanaat edilebilir.
Manisa çocuk psikoloğu hem çocukla hem de ailesiyle görüşme yaparak profesyonel desteğe ihtiyaç duyulup duyulmadığına karar verebilir. Bu nedenle küçük-büyük şüpheler duyulması halinde uzmanlara başvurarak destek alınıp alınmaması gerektiği danışmanla birlikte kararlaştırılabilir.
Ergenler İçin Bireysel Terapi Hizmetleri
0-12 arası sayılan çocukluk çağından çıkan bireyler ergenliğe ulaşmış kabul edilir. Zihinsel geriliklerin dışında, bu yaş grubunda düşünceler olgunlaşmaya ve kişilik şekillenmeye başlar. Bu nedenle yetişkin hayatında önemli olan kararların verilmesi gereken ergenlik döneminde profesyonel destek alınması gerekebilir. Ergenlik çağında psikolojik destek alınması gerekenler durumlar şu şekilde sıralanabilir:
- Akademik başarıda düşüş
- Uyum sorunları
- Sosyal ilgisizlik
- Özgüven eksikliği
- Akran ilişkileri
- Kötü alışkanlıklar edinme
- Okuldan kaçma davranışı
- Otoriteye itaatsizlik
- Aileden uzaklaşma
- Ebeveyn kaybı
- Ebeveynlerin boşanması
- Fiziksel, cinsel, duygusal ya da ekonomik istismara maruz kalmak
- Suça sürüklenmek
Yukarıda sayılan durumları yaşayan ya da yaşama potansiyeli bulunan ergenlerin bireysel terapi hizmetleri almak üzere Manisa Psikolog yönlendirmesine ihtiyaçları olabilir.
Bireysel Terapi Türleri
Psikolojideki farklı yaklaşımların neredeyse hepsi bireysel terapiler için uygulanmak için uygundur. Bu yaklaşımlar aynı zamanda bireysel terapi türlerini de ifade etmektedir. Terapi türünün aynı zamanda terapinin amacı ya da metodunu yansıttığı ayrıca bilinmelidir. En sık kullanılan bireysel terapi türleri;
- BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi)
- EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma Terapisi)
- Kabul ve Kararlılık Terapisi
- Psikodinamik Terapi
- Bütüncül Terapi
- Şema Terapi
- Çözüm Odaklı Terapi
- Varoluş Terapisi
- Cinsel Terapi
olarak sıralanabilir. Bununla birlikte çocuklar için uygulanmakta olan oyun terapisinin de bir bireysel terapi türü olduğunu belirtmekte yarar vardır.

Yukarıda sayılan terapi türleri, aynı zamanda kaynağını aldığı psikolojik yaklaşımı da ifade etmektedir. En yaygın olarak bilinen ve kullanılan bireysel terapi türlerini daha yakından tanıyarak bireysel terapi süreçleri hakkında bilgi vermek gerekir. Terapi süreçleri bilindiğinde, bu hizmetlerin amacı da daha kolay anlaşılmakta ve yapılan seansların sonuca ulaşması kolaylaşabilmektedir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
2020’li yıllara geldiğimizde, çağın gereklerine göre alanın uzmanları tarafından modernize edilerek BDT kullanımı oldukça yaygındır. Yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda psikolog tarafından başvurulan bir teknik olma unvanını da barındırır. Manisa Psikolog BDT uygulamaları da bu kapsamda yapılmaktadır.
Bilişsel Davranışçı Terapi adıyla anılan bu süreçte, danışanın bilişsel süreçleri üzerinden fayda sağlanmaya çalışılır. Kişinin düşünce yapılarının değiştirilmesi amaçlanır. Görüşme teknikleri ile gerçekleştirilen BDT, danışan ile danışman arasında aktif bir etkileşim gerektirir. Danışanın sürece aktif olarak katılmasıyla birlikte birkaç hafta sonunda gözle görülür olumlu gelişmeler yaşanır.
BDT Kimlere Uygulanır?
Bilişsel davranışçı terapi yetişkinlere uygulanan bir metottur. Farklı psikolojik rahatsızlıklarda uygulanabilir. BDT uygulama alanları;
- Depresyon ve depresyon türleri
- Kaygı bozuklukları
- Kişilik bozuklukları
- Madde bağımlılıkları
- Uyku sorunları
- Öfke kontrol sorunları
- Özgüven eksikliği
- Travma sonrası stres bozukluğu
- Yeme bozuklukları (anoreksi, obezite)
Oldukça geniş bir kavram olan kaygı bozukluklarını biraz açmak gerekebilir. En çok bilinen kaybı bozukluğu türleri; Fobiler, Panik atak ve OKB (obsesif kompülsif bozukluk, halk ağzında bilinen adıyla takıntı hastalığı) olarak belirtilebilir. Bununla birlikte bireysel bir terapi olmasa da BDT kullanım alanları arasında aile terapisi de bulunur.
EMDR Terapisi
Dilimize Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma Terapisi adıyla tercüme edilen EMDR terapisi, çok sayıda modern psikolog tarafından uygulanmaktadır. Freud’un hipnotize tekniğindeki bilinç dışı süreçler dışarıda bırakılarak benzer bir metot ortaya çıkarılmıştır. Modern bir teknik olarak geliştirilen EMDR terapisinde, olumsuz duygu ve düşüncelerin beyinde bıraktığı etkinin azaltılması amaçlanır.
En temel haliyle özetlemek gerekirse; kişinin olumsuz düşünceleri yoğun yaşaması sağlanır ve bu esnada terapist parmağıyla danışanın göz hareketleri yapmasını ister. Bu sayede beynin iki lobunun da aktif olarak çalışması sağlanır. Böylelikle olumsuz yüklü olan düşünce ve duyguların farklı beyin süzgeçlerinden geçmesine olanak verilir.
Etkin sonuçlar verdiği çalışmalarla tespit edilen EMDR terapisi danışanın talebi değil, psikologun değerlendirmesiyle uygulanır. Süreç hakkında mutlaka danışana detaylı bilgi verilerek zihinsel olarak sürece hazırlanması istenir. Aynı zamanda bireyin yaşayacağı yoğun duygular için de hazırlanması gerekir.
EMDR Terapisi Kimlere Uygulanır?
İlimizde bulunan Manisa Psikolog ofisi tarafından da verilen EMDR terapisi farklı hastalık ve sorunlardaki iyileştirici etkisi kanıtlanmış bir yöntem olarak başvurulur. Buna göre EMDR terapisi kullanım alanları arasında;
- Anksiyete Bozuklukları
- Depresyon
- Kişilik Bozuklukları
- Travma Sonrası Stres Bozukluğu
- Özgüven Eksikliği
- Çocukluktan Getirilen Olumsuz Anılar
gibi durumlar bulunur.
Psikodinamik Terapi
Kimi platformlarda psikoterapi adıyla da anılabilen yaklaşımın doğru adı psikodinamik terapidir. Psikoterapi, yukarıda sayılan terapi türlerinin tümünü ifade eden bir kelimedir. Psikodinamik terapi ise psikolojinin modern anlamda kurucularından sayılan Sigmund Freud’un geliştirdiği bir yöntem olarak tarihe geçmiştir.
İnsan yaşantısındaki tüm davranışlarda bilinçdışı süreçleri inceleyen psikodinamik terapi, günümüzde biraz daha modernize edilerek kullanılmaktadır. Kurucusunun öğretilerinden uzaklaşmamakla birlikte hipnoz gibi teknikler geçmişte kalmış olarak kabul edilir.

Neredeyse her türlü psikolojik sorun için uygulanabilen psikodinamik terapi metodu, etkili bir yöntem olarak daima iyi bir alternatiftir. Psikologlar tarafından sıklıkla başvurulmakla birlikte, farklı sorunlara karşı iyileştirici etkisi bilinir.
Çözüm Odaklı Terapi
Çağdaş psikoloji yaklaşımlarından birisi olarak çözüm odaklı terapi seçeneği bulunur. Temel olarak danışanın geçmiş yaşantısıyla ilgilenilmez. Elbette süreci yönetmek adına geçmiş yaşama dair bilgiler alınması gerekir. Ancak bu edinilen bilgiler iyileşme sürecinde aktif olarak kullanılmaz.
İsminden de anlaşılacağı üzere danışanın yaşadığı belirtiler, kaygı düzeyi gibi güncel durumlar değerlendirilir. Buna yönelik yapılan çalışmalarda belirtilerin mümkünse yok edilmesi, değilse de minimize edilmesi amaçlanır.
İnsan yaşantısındaki kaliteyi artırmaya yönelik olarak uygulanan çözüm odaklı terapi kullanım alanları en sade haliyle şöyle sıralanabilir:
- Obsesif Kompülsif Bozukluk
- Özgüven Eksikliği
- Öfke Kontrol Bozuklukları
- Depresyon Türleri
- Çocuk ve Ergen Terapisi Hizmetleri
Oyun Terapisi
Uygulama alanı 0-12 yaş grubuyla sınırlı olan oyun terapisi, en sık olarak 0-6 yaş grubuna uygulanır. Bir bireysel terapi tekniği olan oyun terapisi, çocukla iletişim kurmak için de kullanılır. Özellikle travmatik olaylara maruz kalmış çocuklar, dil ve konuşma becerisine sahip olmayan çocuklar ve kendini ifade etmeyen/edemeyen çocuklarla çalışılırken oyun terapisine başvurulur. Bu sayede hem çocuğun duyguları anlaşılır hem de çözüme yönelik olarak yönergeler oyun aracılığıyla çocuğa iletilir.
Sistematik Duyarsızlaştırma
Bireysel terapi teknikleri içinde oldukça sık başvurulan bir yöntem olarak sistematik duyarsızlaştırma ön plana çıkmaktadır. EMDR terapisinin de çıkış noktası olarak kabul edilen bu yaklaşım en çok kaygı bozuklukları (anksiyete bozuklukları) için kullanılır.
Danışanın süreçte aktif ve istekli olduğu durumlarda kısa sürede olumlu sonuçlar alınabilmektedir. Özet olarak kaygı yaşanılan duruma karşı kademeli olarak etkileşim kurulması amaçlanır. En basit olarak köpek fobisi olan bir bireyin önce köpek resmine bakması, ardından köpek videosu izlemesi, ardından kafes arkasındaki bir köpeğe bakması, ardından kafese dokundurulması gibi takip edilir.
Elbette bu kademelerin arası birkaç seans sürmektedir. Kişinin istekli olması durumunda kaybı bozukluklarına sebep olan durumların pek çoğu bu yöntemle çözüme kavuşturulabilmektedir.